Guven International Guven International
Explorer les Pages
Güven Healthcare Group

Comment devraient être les soins de la peau pendant les transitions saisonnières ?

Cet article a été préparé par l'équipe éditoriale de l'Hôpital Güven.

Les transitions saisonnières sont l'une des périodes où la peau est la plus affectée. Le froid, le faible taux d’humidité et l’utilisation du chauffage à l’intérieur en hiver assèchent la peau et affaiblissent sa fonction barrière. Avec l’arrivée du printemps, l’augmentation du soleil, le pollen et les changements climatiques peuvent provoquer des problèmes de peau tels que des allergies, une sensibilité, de l’eczéma et de l’acné. Par conséquent, à l'approche des mois de printemps, il est très important de préparer correctement la peau pour obtenir une apparence à la fois saine et radieuse.

Assoc. Professeur du service de dermatologie de l'hôpital Guven. Le Dr Emine Müge Acar a parlé de l'importance des soins de la peau et des éléments à prendre en compte lors des transitions saisonnières.

Comment devraient être les soins de la peau pendant les transitions saisonnières ?

Kışın Kuruyan Cildi Yeniden Canlandırın

Soğuk havaların geride bırakılmasıyla birlikte cildin nem dengesini yeniden sağlamak en öncelikli adımlardan biridir. Kışın kuruyup pullanan cilt, bahar aylarında daha fazla neme ihtiyaç duyar. Bu dönemde cildin su kaybını önleyen hyaluronik asit, seramid ve gliserin içeren nemlendiriciler kullanılmalıdır. Nem maskeleri ve yüz yağları, cilt bariyerini onarmaya yardımcı olurken, içeriğinde alkol ve sert kimyasallar bulunan ürünlerden kaçınılmalıdır.

Ölü derilerden arınmak da bu dönemde büyük önem taşır. Kış boyunca biriken ölü hücreler, cildin donuk ve mat görünmesine sebep olabilir. Ancak mevsim geçişlerinde cilt daha hassas olduğu için sert peeling ürünlerinden kaçınılmalı, bunun yerine laktik asit veya enzim bazlı nazik eksfoliyatörler tercih edilmelidir.

Mevsim Geçişlerinde Cilt Sorunları ve Çözümleri

Bahar aylarıyla birlikte ciltte birtakım reaksiyonlar gözlemlenebilir. Bunların başında alerjik reaksiyonlar gelir. Özellikle polenlerin havada yoğun olduğu bu dönem, hassas ciltlerde kızarıklık, kaşıntı ve döküntü gibi belirtilere yol açabilir. Bunun önüne geçmek için cilt bakım ürünleri seçerken içeriğinde parfüm, alkol ve sülfat gibi tahriş edici maddelerin bulunmadığı ürünler tercih edilmelidir. Alerjisi olan kişiler için cildi yatıştıran ve bariyerini güçlendiren niasinamid, panthenol ve allantoin içeren ürünler önerilir.

Egzama gibi kronik cilt rahatsızlıkları da mevsim geçişlerinden olumsuz etkilenebilir. Cilt, bir yandan değişen hava koşullarına adapte olmaya çalışırken bir yandan da çevresel etkenlere karşı hassasiyet geliştirebilir. Bu nedenle, egzama eğilimli ciltlerin bariyer fonksiyonunu destekleyen seramid ve omega yağ asitleri içeren kremlerle korunması gerekir.

Öte yandan, bahar aylarında artan nem ve sıcaklık, akne oluşumunu tetikleyebilir. Kış aylarında daha kuru olan cilt, yağ üretimini artırarak denge kurmaya çalışır, ancak sıcak havalarla birleştiğinde gözeneklerin tıkanmasına ve sivilcelerin artmasına neden olabilir. Bu süreçte hafif formüllü, komedojenik olmayan (gözenekleri tıkamayan) nemlendiriciler kullanılmalı, cildi fazla kurutmadan temizleyen jeller ve salisilik asit içeren ürünler tercih edilmelidir.

Güneş Koruyucu Kullanımının Önemi

Kış aylarında güneş ışınları daha zayıf hissedildiğinden çoğu kişi güneş koruyucu kullanımını ihmal edebilir. Ancak bahar aylarında güneşin etkisi giderek artar ve zararlı UV ışınları cildi daha fazla yıpratır. Cilt bariyerinin hassas olduğu mevsim geçişlerinde güneş kremi kullanmak, erken yaşlanma belirtilerini, leke oluşumunu ve cilt kanseri riskini önlemede kritik bir rol oynar.

Güneş kremi seçerken cilt tipine uygun bir formül tercih edilmelidir. Yağlı ciltler için hafif, su bazlı ve matlaştırıcı etkili ürünler idealken, kuru ciltler için daha besleyici ve nemlendirici özellikte güneş kremleri tercih edilmelidir. Hassas ciltler için çinko oksit ve titanyum dioksit içeren mineral bazlı güneş koruyucular önerilir. Kullanılan güneş kreminin en az 30 SPF içermesi ve güneş maruziyetinden 20 dakika önce uygulanarak her 2-3 saatte bir yenilenmesi gerekir.

Bahar aylarında güneş ışınlarının yanı sıra rüzgarın da cilt üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Rüzgârlı havalarda cilt daha çabuk kuruyabilir ve hassaslaşabilir. Bu nedenle, güneş koruyucunun altına hafif ama güçlü bir nemlendirici uygulamak, cildi hem çevresel faktörlerden hem de UV ışınlarından korumaya yardımcı olur.

Cildi Bahara Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mevsim değişiklikleri, cilt bakımında bazı düzenlemeler yapmayı gerektirir. Kış aylarında kuruyup yıpranan cildi bahara hazırlamak için doğru ürünler tercih edilmeli, cilt temizliğine ve nemlendirmeye daha fazla özen gösterilmelidir. Hassasiyet, egzama ve akne gibi cilt sorunları yaşayan kişiler için mevsim geçişlerinde bakım rutini daha dikkatli oluşturulmalıdır. Hafif formüllü, tahriş edici bileşenler içermeyen ve cildi destekleyen içeriklerle bakım yapılmalı, güneş koruyucu kullanımı ise kesinlikle ihmal edilmemelidir. Baharın getirdiği canlılık ve tazeliği cildinizde de hissedebilmek için rutininize doğru ürünleri eklemek ve çevresel faktörlere karşı koruyucu bir yaklaşım benimsemek, sağlıklı ve parlak bir cilt için en önemli adımlardan biridir.

Hazırlayan: Doç. Dr. Emine Müge Acar

Publié le : 09 septembre 2025

Le contenu de cette page a été préparé par l'Hôpital Güven uniquement à des fins d'information générale. Les informations fournies ne remplacent pas un diagnostic ou un traitement. Pour toute évaluation et planification thérapeutique liée à votre état de santé, veuillez consulter votre médecin.


Avez-vous trouvé cet article utile ?
Doctor
Application Mobile

Votre Santé
Entre des Mains de Confiance

La nouvelle application mobile Güven Health Group est désormais disponible !

Téléchargez notre application en toute simplicité ! Choisissez le lien correspondant à votre système d'exploitation et simplifiez-vous la vie dès maintenant.