Le cancer de la prostate est l'un des types de cancer les plus courants chez les hommes. Bien qu’il survienne généralement à un âge plus avancé, il peut également être observé à un âge plus précoce chez les personnes ayant des antécédents familiaux de cancer de la prostate. Étant donné que la maladie évolue souvent sans symptômes pendant une longue période, une détection précoce n'est possible que par des contrôles de santé réguliers. C'est pourquoi il est très important que les hommes du groupe à risque consultent régulièrement un urologue à partir de 50 ans, ou à partir de 40 ans s'il existe des antécédents familiaux.
Prof. du département d'urologie de l'hôpital Guven. Le Dr Özer Güzel a parlé du cancer de la prostate, des groupes à risque et des options de traitement.
Prostat Kanseri Tanısı Nasıl Konur?
Prostat kanserinin tanısında ilk adım, kanda bakılan PSA (prostat spesifik antijen) testidir. Bu test, prostat hücrelerinin oluşturduğu bir proteinin seviyesini ölçer. PSA yüksekliği her zaman kanseri göstermez ancak riskli bir durumun habercisi olabilir.
Bu nedenle PSA ile birlikte parmakla makattan muayene (rektal tuşe) yapılması önerilir. Şüpheli bulgular saptandığında ise, prostat dokusundan biyopsi alınarak kesin tanı konur. Biyopsi sonucu, tümörün varlığını, derecesini ve yayılım riskini netleştirir. Hastalığın evresi belirlendikten sonra, en uygun tedavi yöntemi planlanır.
Erken Evrede En Etkili Yöntem Cerrahi
Erken evrede tanı alan prostat kanseri hastalarında, cerrahi tedavi en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle tümörün yalnızca prostatla sınırlı olduğu durumlarda, cerrahi ile kanserli dokunun tamamen çıkarılması mümkün olur. Bu da hastalığın iyileşme şansını önemli ölçüde artırır.
Kliniğimizde hem laparoskopik cerrahi hem de Da Vinci robotik cerrahi sistemi ile yüksek hassasiyetli, hastaya özel operasyonlar gerçekleştirilmektedir. Robotik cerrahi, günümüzde ürolojinin en hızlı gelişen alanlarından biridir. Bu yöntemde cerrah, robotik kolları kullanarak çok daha detaylı ve hassas müdahalelerde bulunabilir. Bu sayede:
- Operasyon sırasında çevre dokular daha iyi korunur,
- Kanama miktarı azalır,
- İyileşme süreci hızlanır,
- Hastanede kalış süresi kısalır,
- Hasta günlük yaşantısına daha hızlı döner.
İleri Evrede Nasıl Bir Yol İzlenir?
Prostat kanseri ileri evreye ulaştığında, yani tümör çevre dokulara veya uzak organlara yayılmışsa, tedavi seçenekleri daha farklı bir şekilde planlanır. Bu evrede genellikle aşağıdaki yöntemler bir arada ya da sırayla uygulanır:
- Radyoterapi (ışın tedavisi)
- Hormon tedavileri
- Kemoterapi
- Lokal ve sistemik nükleer tıp yaklaşımları
Bu noktada her hastanın hastalık durumu, genel sağlık profili ve beklentileri göz önüne alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulur. Güven Hastanesi olarak multidisipliner bir yaklaşım benimsiyoruz. Üroloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji ve nükleer tıp kliniklerimiz bir arada çalışarak, her hasta için en uygun tedavi yolunu birlikte belirliyoruz.
Prostat Kanserinde Başarıyı Belirleyen En Kritik Unsur Erken Tanı
Tüm kanser türlerinde olduğu gibi prostat kanserinde de başarı şansını artıran en önemli faktör erken tanıdır. Sessiz seyreden bir hastalık olduğu için, erken dönemde çoğu zaman fark edilmez. Bu yüzden, belirti olmasa dahi düzenli aralıklarla yapılan ürolojik muayeneler, prostat kanserinin erken evrede yakalanmasını sağlar. Prostat kanseri, günümüzde gelişen cerrahi teknikler ve tedavi seçenekleri sayesinde yönetilebilir bir hastalıktır. Ancak bu başarıyı mümkün kılan temel unsur, farkındalık ve düzenli takiplerdir. Belirti vermeyen bir düşmanla karşı karşıya olduğumuzu unutmadan, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin yılda bir kez üroloji uzmanına muayene olmaları büyük önem taşır. Risk faktörleri taşıyorsanız ya da ailenizde prostat kanseri öyküsü bulunuyorsa, kontrollerinizi ertelemeyin.
Hazırlayan: Prof. Dr. Özer Güzel
Le contenu de cette page a été préparé par l'Hôpital Güven uniquement à des fins d'information générale. Les informations fournies ne remplacent pas un diagnostic ou un traitement. Pour toute évaluation et planification thérapeutique liée à votre état de santé, veuillez consulter votre médecin.