Le diabète caché, médicalement connu sous le nom de prédiabète, est une condition dans laquelle les taux de glucose plasmatique (sucre dans le sang) sont supérieurs à la normale mais ne répondent pas aux critères diagnostiques du diabète.
La résistance à l'insuline joue un rôle particulier dans la formation de sucre latent, et la résistance à l'insuline est souvent observée chez les individus présentant un sucre latent. Par conséquent, les symptômes les plus courants en présence de sucre caché sont dus à la résistance à l’insuline. L'hormone insuline, qui augmente plus que la normale pour réguler la glycémie qui augmente dans le sang après avoir mangé, peut entraîner une baisse soudaine de la glycémie. Dans cette condition, appelée hypoglycémie réactive, vous avez souvent faim et vous avez envie de manger quelque chose de sucré en raison de la baisse du taux de sucre dans le sang.
Le diabète caché, qui peut progresser sans montrer de signes cliniques, peut entraîner des complications chroniques du diabète, notamment des neuropathies et des maladies athéroscléreuses.
Hôpital GüvenDu département d'endocrinologie et des maladies métaboliquesProf. Le Dr Mustafa Cesur a donné des informations sur les bonbons cachés.
Gizli şeker nedir?
Halk arasında “gizli şeker” olarak adlandırılan durum, tıbbi olarak prediyabet teriminin karşılığıdır. Prediyabet, plazma glukoz (kan şekeri) düzeyleri normalden yüksek olan fakat diyabet tanı kriterlerini karşılamayan değerler için kullanılır. Gizli şekeri olan bireylerde kan şekeri hafif yüksektir ancak belirgin bir diyabet tanısı konulamaz.
Gizli şeker belirtileri nelerdir?
Gizli şeker, hiçbir klinik bulgu vermeden sessizce seyredebilir ve rutin kontroller sırasında kan şekeri ölçümüyle ortaya çıkabilir. Hiçbir bulgu göstermeden seyreden gizli şeker aslında azımsanmayacak kadar fazladır. Hatta sessizce ilerleyip başta nöropati ve aterosklerotik hastalıklar olmak üzere diyabetin kronik komplikasyonlarının oluşmasına neden olabilir. Ancak belirti gösteren olgular da bulunmaktadır.
Prediyabetin oluşumunda insülin direncinin özellikle rolü vardır ve gizli şekeri olan bireylerde sıklıkla insülin direnci görülmektedir. Bu nedenle gizli şeker varlığında en sık görülen semptomlar, insülin direnci nedeniyle oluşur. Yemek yedikten sonra kanda yükselen glukozu düzenlemek için normalden fazla artan insülin hormonu kan şekerinin ani düşmesine yol açabilir. “Reaktif Hipoglisemi” denilen bu durumda sıklıkla şeker düşmesi sonucu çabuk ve çok daha erken acıkmalar, şekerli bir şey yeme isteği görülür. Düşen kan şekerini dengelemek için adrenalin hormonu yükselir ve adrenalinin yükselmesiyle;
- Çarpıntı,
- Terleme,
- Fenalık hissi,
- Baş ağrısı,
- Baş dönmesi,
- Ellerde titreme,
- Sinirlilik gibi bulgular ortaya çıkar.
İnsülin direnci gizli şekerin oluşumundaki en önemli faktörlerin başında gelir. İnsülin direnci sonucu oluşan kilo artışı pek çok sorunu da beraberinde getirir.
Bireyde; insülin direnci oluşumu için genetik yatkınlık varsa ve bu kişiler sedanter (hareketten yoksun) bir hayat sürüyor aynı zamanda sağlıksız besleniyorsa kilo alımı artar ve vücuttaki insülin oranı daha da yükselir. Vücut kitle indeksi arttıkça ve özellikle bel bölgesinde yağ birikimi oldukça insülin direnci belirgin hale gelir. Süreç, kan şekeri düzeylerinin bozulması ve önce gizli şeker sonra diyabet hastalığıyla sonuçlanabilir.
Gizli şekerin nedenleri nelerdir?
Gizli şeker oluşumu için risk faktörü oluşturan durumlar şunlardır:
- Fazla kilo (Vücut kitle indeksi ≥25 kg/m2, özellikle ≥27 kg/m2),
- Obezite (Vücut kitle indeksi ≥30 kg/m2),
- Santral obezite (Bel çevresi kadında ≥80 cm, erkekte ≥94 cm-Türklerde ≥92 cm),
- Yaş (Özellikle 45 yaş üstünde risk artmaya başlar),
- Gestasyonel diyabet (Gebelik diyabeti) öyküsü,
- İri bebek doğurma (>4000 gr) öyküsü,
- Hipertansiyon (Kan Basıncı ≥140/90 mmHg),
- Dislipidemi (Trigliserid düzeyi ≥150 mg/dL),
- Polikistik over sendromu,
- İnsülin direnciyle ilgili klinik hastalık veya bulgular (Akantozis nigrikans veya yaygın et beni),
- Düşük doğum ağırlığıyla doğulması (2500 gr ve altı),
- Sedanter yaşam veya fiziksel aktivitenin düşük olması,
- Şizofreni hastalığı ve atipik antipsikotik ilaçların kullanılması,
- Majör depresyon tanısı alınması,
- Solid organ transplantasyonu yapılması,
- Yağlı karaciğer hastalığı,
- Ürik asit yüksekliği,
- Uyku apnesi sendromu,
- Diyabet gelişim riski taşıyan ilaçların kullanılması.
Gizli şeker tanısı nasıl konur?
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) 2021 Diyabet Kılavuzu’na göre plazma açlık kan glukoz düzeyi 100-125 mg/dl arasında olan bireyler için “bozulmuş açlık glukozu” var denir ve bu bireyler prediyabetiktir.
Ayıca 75 gram glukoz ile oral glukoz tolerans testi (OGTT) yapılan kişilerin ikinci saatte plazma glukoz testi 140-199 mg/dl arasında bulunursa bu duruma da “bozulmuş glukoz toleransı” tanısı konulur ve bu bireyler de prediyabetiktir. Hatta pratik kullanımda OGTT yapılmadan tokluk ikinci saatte alınan değerlere göre de gizli şeker varlığından söz edilebilmektedir. Bunların yanı sıra geriye doğru yaklaşık üç aylık kan şekerinin ortalamasını gösteren HbA1c değeri yüzde 5,7-6,4 arasında bulunursa bu kişiler de prediyabetik kabul edilir. Eğer bireyde bu üç kriterden en az biri varsa kişiye prediyabet tanısı konulur.
Gizli şeker nasıl tedavi edilir?
Gizli şeker tedavisinde en önemli konu; yaşam tarzı değişikliğidir. Özellikle işlenmiş gıdaların yoğun tüketildiği ve basit karbonhidratlar dediğimiz şeker ve beyaz undan zengin besinlerin tercih edildiği sağlıksız beslenme alışkanlıklarına son verilmeli; sağlıklı beslenme düzenine geçilmelidir. Akdeniz tipi beslenme, en fazla tercih edilen beslenme şeklidir.
Günde 50 dakika yürüyüş ve 10 dakika esneme hareketlerinin yapılması uygun olan fiziksel aktivitelerdendir. Fazla kilonun varlığında kilo verilmesiyle prediyabetin şeker hastalığına ilerlemesi önlenebilir.
Prediyabetik evrede uygulanan tedaviyle kan şekerinin normale döndüğü ve olası komplikasyonların önlenebildiği gösterilmiştir. Aslında en ideali henüz şeker hastalığı gelişmeden, gizli şeker evresinde tedavinin yapılması ve şeker hastalığının önlenmesidir.
Gizli şeker hangi komplikasyonlara neden olur?
Gizli şekerin en önemli komplikasyonu diyabete yani şeker hastalığına dönüşmesidir. Ayrıca gizli şeker; hipertansiyon, dislipidemi ve bunların sonucunda ateroskleroz yani damar sertliğinin gelişimi tetikler. Bu nedenle gizli şekerin tedavi edilmesi oldukça önemlidir.
Hazırlayan: Prof. Dr. Mustafa Cesur
Le contenu de cette page a été préparé par l'Hôpital Güven uniquement à des fins d'information générale. Les informations fournies ne remplacent pas un diagnostic ou un traitement. Pour toute évaluation et planification thérapeutique liée à votre état de santé, veuillez consulter votre médecin.