Гювен Интернэшнл Гювен Интернэшнл
Исследуйте страницы
Медицинская группа Гювен

Диабет в 9 вопросах

Эта статья была подготовленаРедакция больницы Гювен.

Сахарный диабет, распространенность которого растет с каждым днем, как эпидемическое заболевание во всем мире, негативно влияет на многие системы организма. Лечение диабета, который, если его не контролировать, вызывает серьезные проблемы со здоровьем, начиная от заболеваний глаз и заканчивая органной недостаточностью, требует тщательного контроля. При наблюдении за заболеванием, особенно у эндокринолога, осуществляющего медицинское наблюдение; Очень важно, что команда, состоящая из специалистов офтальмологии, неврологии, кардиологии, нефрологии, психиатрии, врачей-диетологов и медсестер диабетического образования, работает в сотрудничестве. Кроме того, к процессу лечения необходимо привлечь команду специалистов по диабетической стопе, состоящую из специалистов-ортопедов, физиотерапевтов, сосудистых хирургов, дерматологов и инфекционистов. 

Доц. Профессор Медицинского центра Гювен Чаййолу, отделение эндокринологии и метаболических заболеваний. Доктор Джунейд Аныл ответил на 9 вопросов, что вам нужно знать о диабете.

Диабет в 9 вопросах

Diyabet (şeker hastalığı) nedir? Tip 1 ve Tip 2 diyabet nedir?

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, kan şekeri yüksekliği ile karakterize, karbohidrat, protein ve yağ metabolizmasında ciddi bozukluklarla seyreden, yaşam kalitesini, sağlığı olumsuz etkileyen, ömrü kısaltabilen, kronik, ilerleyici bir metabolizma hastalığıdır. Tip 1 diyabet, genellikle erken gençlikte ya da çocuklukta ortaya çıkan, mutlak insülin eksikliği hastalığıdır. Tedavisinde, tanı konulan andan itibaren ömür boyu insülin kullanımı gerektirmektedir. Tip 2 diyabet ise genellikle otuzlu yaşlardan sonra özellikle kilo artışına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Sinsi ilerleyen bir hastalıktır ve genellikle erken dönemde belirti vermez. Bu dönemde komplikasyonlara neden olabilen bir hastalıktır.

Gizli şeker nedir?

“Pre-diyabet” yani gizli şeker, normal şeker metabolizması ile diyabet arasındaki bir geçiş sürecidir. Gizli şeker hastalarında zaman içinde diyabet görülme oranları, gizli şekeri olmayanlara göre çok daha fazladır. Ayrıca, araştırmalar gizli şeker sürecinin de diyabet gibi zamanla bazı komplikasyonlara neden olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, bu süreçte tanı koyup tedaviye başlamak, şeker hastalığına geçiş sürecini geciktirmekte ve hatta bazı durumlarda engelleyebilmektedir. Gizli şeker sürecinde erken tanı alan hastaların şeker hastalığının komplikasyonlarından korunmaları mümkündür.

Diyabet belirti verir mi? Diyabet (Şeker Hastalığı) belirtileri nelerdir?

Sinsi ilerleyen bir hastalık olsa da diyabetin başlıca belirtileri; ağız kuruluğu, aşırı susama, sık idrara çıkma, istem dışı kilo kaybı olarak sıralanabilir. Bunların yanı sıra; halsizlik, yaygın-gezici ağrılar, kramplar, ayaklarda yanma, karıncalanma, uyuşukluk, hissizlik, hazımsızlık, bağırsak hareket düzensizlikleri, baş dönmesi, çarpıntı, baş ağrısı, yaraların geç iyileşmesi gibi daha az özgün belirtiler de görülebilmektedir. Tüm bu belirtiler, kan şekeri belirli bir düzeyin üstünde uzun süre kaldığı zaman ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, şeker hastalığı bazı komplikasyonlar geliştikten sonra belirti vermektedir demek mümkündür. Bununla birlikte şeker hastalığında belirtiler henüz ortaya çıkmadan da tanı koyulabilmektedir. Geceden sabaha 8-12 saat açlık sonrasında bakılan açlık plazma glukozu ölçümü, en basit ve temel tanı aracıdır. Özel durumlarda, başka tanı yöntemleri ve şeker yükleme testi de kullanılabilmektedir.

Diyabet tedavisinde kullanılan güncel yöntemler nelerdir?

Diyabet tedavisinin temeli; eğitim, tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz, kilo kontrolü, ilaç tedavisi ve duruma göre metabolik cerrahidir. İlaç tedavisinde ağızdan alınan ve enjekte edilen ilaçlar kullanılmaktadır. Enjekte edilen grupta insülin-dışı ilaçlar ve insülin bulunmaktadır. Bu ana grup ilaçların tamamında, hızlı bilimsel gelişmeler ve araştırmalara paralel olarak yeni ilaçlar üretilmektedir. Tedavide bu ilaçlar tek tek ya da uygun kombinasyonlar şeklinde önerilmektedir.

Her diyabet hastası insülin kullanmak zorunda mıdır?

Her diyabet hastası insülin kullanmak zorunda değildir. İnsülin kullanımının en önemli gerekçesi ciddi kan şekeri kontrolsüzlüğüdür. Bunun dışında insülin kullanımını gerektiren;  gebelikte kan şekerinin diyetle kontrol altına alınamaması, eşlik eden ciddi böbrek, karaciğer sorunları, ameliyat süreçleri gibi özel durumlar vardır.

Diyabet hastalarının açlık ve tokluk kan şekeri değerleri kaç olmalıdır?

Şeker hastalarındaki tedavi hedefleri, tanı kriterleri ile aynı değildir. Genel olarak, açlık kan şekerinin 70-130 mg/dl arasında, tokluk kan şekerinin ise 70-160 (180) mg/dl arasında kalması hedeflenmektedir. Ayrıca HbA1c denilen, 3 aylık şeker ortalaması da takipte önemli bir değerdir. Hastaların 3 aylık şeker ortalamalarının yüzde 7 ya da daha ideali yüzde 6,5 altında olması amaçlanmaktadır. Bahsedilen bu eşik değerler, özel durumlarda değişebilmektedir. Örneğin; şeker hastalığına bağlı belirli komplikasyonları geri dönüşümsüz olarak oturmuş olan, yaşlı hastalarda 3 aylık şeker ortalaması için yüzde 7,5-8 değerleri kabul edilebilir değerlerdir.

Şeker hastaları nasıl beslenmelidir? Diyabet beslenmesi nasıl olmalıdır?

Şeker hastalarının beslenme planları, tamamen uzman diyetisyen kontrolünde ve kişiye özel olarak planlanmalıdır. Ana ve ara öğünler atlanmamalıdır. Öğünler karbonhidrat ve yağ açısından sınırlı olmalı ve belirli oranda protein içermelidir. Kişiye özel beslenme programı yakından takip edilmeli ve gerektiğinde güncellenmelidir.

Şeker hastalığı vücuttaki diğer sistemleri olumsuz etkiler mi?

Diyabet, vücuttaki tüm sistemleri olumsuz etkileyebilen bir hastalıktır. Kontrolsüz kalan kan şekeri yüksekliği organları tahrip edici etkiye sahiptir. Bu tahribatların belli bir aşamadan sonra geri dönüşümü mümkün değildir. Kan şekeri yüksekliğinden olumsuz etkilenen başlıca organlar; kalp, böbrekler, beyin, sinir dokuları, göz ve başta ayaklar olmak üzere uzuvlardır. Şeker hastalarında sık görülen hipoglisemi yani kan şekeri düşüklüğü de esas olarak beyin ve sinir dokularını olumsuz etkileyen kritik bir durumdur. Şeker hastalığının diğer organlara olumsuz etkilerini en aza indirmek için, hastaların multidisipliner bir yaklaşımla yakından takip edilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Kilo veren tip 2 diyabet hastaları ilaç ya da insülini bırakabilir mi?

Kilo veren ve bunu istikrarlı bir şekilde koruyan tip 2 diyabet hastalarının her türlü ilaç ihtiyacı azalabilmektedir. Hatta bazı durumlarda hastalar ilacı tamamen bırakabilir, insülin dozları azalabilir, hatta insülinsiz hale bile gelebilirler.

Hazırlayan: Doç. Dr. Cüneyd Anıl

Опубликовано: 09 septembre 2025

Содержимое этой страницы подготовлено больницей Гювен исключительно для общих информационных целей. Предоставленная информация не заменяет диагностику или лечение. Для любой оценки и планирования лечения, связанного с вашим состоянием здоровья, проконсультируйтесь с врачом.


Вы нашли эту статью полезной?
Доктор
Мобильное приложение

Ваше здоровье
В руках доверия

Новое мобильное приложение Güven Health Group уже доступно!

Скачивайте наше приложение с легкостью! Выберите ссылку, соответствующую вашей операционной системе, и сделайте свою жизнь проще прямо сейчас.